applause” in Turkish

alkış

Definition

Bir gösteri, konuşma veya etkinliğin beğenildiğini göstermek için insanların ellerini çırparak çıkardığı ses. Ayrıca güçlü bir şekilde alkışlanan şeyler için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle sayılamaz, 'alkış sesleri yükseldi' gibi kullanılır. 'alkış tufanı', 'alkış almak' gibi kalıplaşmış ifadelerde sıkça geçer. 'clapping'den daha resmîdir.

Examples

The singer got loud applause after the song.

Şarkıdan sonra şarkıcı yüksek **alkış** aldı.

The speech ended with applause from the audience.

Konuşma, izleyicilerden gelen **alkış** ile sona erdi.

She smiled when she heard the applause.

**Alkış** sesi duyunca gülümsedi.

The room burst into applause as soon as he walked on stage.

Sahneye çıktığı anda salon **alkış** ile doldu.

Let's give her a big round of applause.

Haydi ona büyük bir **alkış** verelim.

His joke got more applause than the main speech.

Şakası, ana konuşmadan daha fazla **alkış** aldı.