apostle” in Turkish

havarisiöncüsüsavunucusu

Definition

Havarisi, özel bir göreve gönderilen kişi, özellikle İsa'nın mesajını yaymakla görevlendirdiği ilk takipçileri ifade eder. Ayrıca bir davanın veya inancın güçlü savunucusu için de kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

En çok Hristiyanlıkta ('on iki havari') kullanılır, ancak geniş anlamda bir davanın ateşli savunucusu için de geçerlidir. Resmî ve edebi bir tondadır. 'Disciple' veya 'prophet' ile karıştırılmamalıdır.

Examples

He saw himself as an apostle for human rights, always speaking up for justice.

Kendini insan haklarının bir **savunucusu** olarak gördü ve her zaman adaleti savundu.

In business, she became an apostle of innovation, encouraging her team to try new things.

İş dünyasında yeniliğin bir **öncüsü** oldu ve ekibine yeni şeyler denemeleri için cesaret verdi.

Some people call him a tech apostle because he’s always pushing for digital change.

Bazı insanlar ona teknoloji **havarisi** diyor çünkü sürekli dijital dönüşüm için ilham veriyor.

Peter was one of the twelve apostles of Jesus.

Petrus, İsa'nın on iki **havarisi**nden biriydi.

Paul is sometimes called the greatest apostle.

Pavlus'a bazen en büyük **havari** denir.

She is an apostle of clean energy.

O, temiz enerji konusunda bir **öncü** oldu.