“affliction” in Turkish
Definition
Genellikle hastalık, sorun ya da zor bir durumdan kaynaklanan ciddi acı veya ıstırap.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya edebi dilde kullanılır; günlük konuşmada nadirdir. Uzun süreli ve ciddi sıkıntılara işaret eder, hafif rahatsızlıklarda kullanılmaz.
Examples
She lives with a serious affliction that causes her pain every day.
O, her gün ona acı veren ciddi bir **ızdırap** ile yaşıyor.
Poverty is a common affliction in many parts of the world.
Yoksulluk, dünyanın birçok yerinde yaygın bir **dert**tir.
His blindness is not just an affliction, but also a source of strength.
Onun körlüğü sadece bir **ızdırap** değil, aynı zamanda bir güç kaynağıdır.
For years, migraines have been a terrible affliction for her.
Yıllarca migren onun için korkunç bir **ızdırap** oldu.
He spoke about his affliction with honesty and courage.
O, **acı**sını dürüstlük ve cesaretle anlattı.
Many great artists have found inspiration in their affliction.
Pek çok büyük sanatçı, kendi **acılarından** ilham buldu.