affecting” in Turkish

etkileyendokunaklı

Definition

Bir şey üzerinde etkisi olan veya duyguları derinden etkileyen. Özellikle edebi dilde, 'affecting' dokunaklı anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik konuşmada 'etkileyen' daha çok bir şeyin etkisinden bahseder. Edebi ya da resmi dille duyguları derinden etkileyen anlamında 'dokunaklı' şeklinde kullanılır. 'effecting' ile karıştırma—o, bir şeyin gerçekleşmesini sağlamaktır.

Examples

What makes his performance so affecting is the restraint — he conveys grief without ever raising his voice.

Onun performansını bu kadar **dokunaklı** yapan şey, ölçülü davranışı; sesi yükseltmeden üzüntüsünü aktarıyor.

Climate change is affecting communities around the world.

İklim değişikliği, dünya genelindeki toplulukları **etkiliyor**.

The film tells an affecting story about a family torn apart by war.

Film, savaş yüzünden parçalanan bir ailenin **dokunaklı** hikayesini anlatıyor.

The new policy is affecting thousands of workers across the country.

Yeni politika, ülke çapında binlerce işçiyi **etkiliyor**.

Her memoir was deeply affecting — I couldn't hold back tears by the end.

Anıları çok **dokunaklıydı** — sonunda gözyaşlarımı tutamadım.

The shortage of raw materials is now affecting production timelines across multiple factories.

Hammadde eksikliği artık birçok fabrikadaki üretim zamanlarını **etkiliyor**.