“afar” in Turkish
Definition
Çok uzak bir mesafeden bir şeye bakmak veya gelmek anlamına gelir. Daha çok edebi veya şiirsel anlatımlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada nadiren kullanılır; genellikle 'uzaktan' anlamında, şiirsel ya da edebi anlatımlarda yer alır. Fiil veya sıfat olarak kullanılmaz.
Examples
She could see the mountains afar.
Dağları **uzaktan** görebiliyordu.
He recognized his friend afar.
Arkadaşını **uzaktan** tanıdı.
Lights shone afar across the field.
Işıklar tarlanın ötesinde **uzaktan** parlıyordu.
She admired him only from afar.
Onu sadece **uzaktan** hayranlıkla izledi.
We watched the fireworks from afar so we could see the whole skyline.
Bütün manzarayı görebilmek için havai fişekleri **uzaktan** izledik.
Trouble could be sensed afar, though we didn't know what it was yet.
Sorunlar **uzaktan** hissediliyordu ama ne olduğunu bilmiyorduk.