“advantage” in Turkish
Definition
Birini daha iyi bir konuma getiren veya fayda sağlayan durumdur. Kişisel güç, elverişli şart ya da pratik bir fayda anlamına gelebilir.
Usage Notes (Turkish)
Sıklıkla 'have an advantage', 'give someone an advantage', 'take advantage of' kalıplarında kullanılır. 'Take advantage of' bazen bir fırsattan faydalanmak, bazen birinden haksızca yararlanmak anlamına gelebilir.
Examples
Speaking two languages is a big advantage at work.
İki dil konuşmak iş yerinde büyük bir **avantaj**dır.
If we leave now, we'll have the advantage of avoiding traffic.
Şimdi çıkarsak, trafiği atlatma **avantajına** sahip oluruz.
She knows how to turn a small advantage into a real opportunity.
O, küçük bir **avantajı** gerçek bir fırsata dönüştürmeyi biliyor.
She has an advantage because she knows the city well.
Şehri iyi bildiği için bir **avantajı** var.
One advantage of the new phone is its long battery life.
Yeni telefonun bir **avantajı** uzun pil ömrüdür.
They had a slight advantage, but the game was still close.
Onların hafif bir **avantajı** vardı ama oyun yine de çok yakındı.