“accuse” in Turkish
Definition
Birinin yanlış ya da yasa dışı bir şey yaptığını (kanıtlanmadan önce) söylemek.
Usage Notes (Turkish)
Genelde resmi veya tarafsız bir şekilde, ardından 'of' ve bir suç gelir ('accuse someone of theft'). Suçlama vardır ama suç kanıtlanmaz. 'blame' (genel anlam) ve 'charge' (yasal işlem) ile aynı değildir.
Examples
They accuse him of lying.
Onlar onu yalan söyledi diye **suçladı**.
My boss accused me of being late, but I had proof I arrived on time.
Patronum geç kaldığım için beni **suçladı**, ama zamanında geldiğime dair kanıtım vardı.
Did you accuse your friend of stealing your lunch?
Öğle yemeğini çaldı diye arkadaşını **suçladın** mı?
Please don't accuse anyone without proof.
Lütfen kanıt olmadan kimseyi **suçlama**.
You can't just accuse everyone who disagrees with you.
Farklı düşünen herkesi sadece **suçlayamazsın**.
She felt hurt when her friend accused her of forgetting the meeting.
Arkadaşı onu toplantıyı unuttu diye **suçlayınca** üzülmüştü.