Herhangi bir kelime yazın!

"wades" in Turkish

su üstünde yürümekgüçlükle ilerlemek

Definition

Sığ su, çamur veya kar gibi engellerin içinden yavaş ve zor şekilde yürümek. Mecazen çok fazla evrak gibi şeylerle uğraşmak için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Suyla ya da çamurla dolu yerlerde ağır ağır ilerlemek içindir; derin suda yüzmek başka fiildir. 'wade through paperwork' sık işlenir.

Examples

He wades across the shallow river to reach the other side.

O, karşıya geçmek için sığ nehirde **yavaşça yürür**.

She wades through the mud after the rain.

Yağmurdan sonra çamurun içinde **güçlükle yürür**.

The child wades in the shallow end of the pool.

Çocuk, havuzun sığ kısmında **yavaş yavaş yürür**.

She wades through piles of paperwork every Monday morning.

Her pazartesi sabahı evrak yığınları arasında **boğuşur**.

No matter how tired he gets, he wades on through the deep snow to reach home.

Ne kadar yorulsa da, eve ulaşmak için derin karda **ilerlemeye devam eder**.

Jason wades into the lake, letting the cool water wash over his legs.

Jason göle **yavaşça girip**, serin suyun bacaklarını yıkamasına izin verir.