"umbrage" in Turkish
gücenmekırgınlık
Definition
Birinin söylediği ya da yaptığı bir şeye karşı alınmak, kırılmak veya gücenmek hissi.
Usage Notes (Turkish)
'take umbrage at' ifadesiyle birlikte genellikle yazılı ve resmi dilde kullanılır, günlük konuşmada nadiren görülür.
Examples
He took umbrage at her criticism.
O, onun eleştirisine **gücenme** gösterdi.
She expressed umbrage over the joke.
O, şaka hakkında **gücenme**sini dile getirdi.
They felt umbrage at being left out.
Dışarıda bırakıldıklarında **gücenme** hissettiler.
He tends to take umbrage at even the smallest comments.
En küçük yorumda bile **gücenme** eğilimindedir.
Don’t take umbrage—she didn't mean to offend you.
**Gücenme**—seni üzmek istememişti.
She left the party early, apparently in umbrage.
O, muhtemelen **gücenme** hissiyle partiden erken ayrıldı.