"turkey shoot" in Turkish
Definition
Bir tarafın diğerine üstünlük sağladığı, kazanmanın çok kolay olduğu durum veya yarışma. Genellikle taraflardan biri çok güçlü olduğunda söylenir.
Usage Notes (Turkish)
Gayrı resmi ve çoğunlukla mecazi anlamda kullanılır. Spor, yarışma veya tek taraflı üstünlük olan durumlar için uygundur.
Examples
The soccer game was a turkey shoot; our team scored ten goals.
Futbol maçı tam anlamıyla bir **kolay galibiyet**ti; takımımız on gol attı.
The contest turned into a turkey shoot after the best players left early.
En iyi oyuncular erken ayrıldıktan sonra yarışma tam bir **kolay galibiyet**e döndü.
It was a turkey shoot for the experienced chess player.
Tecrübeli satranç oyuncusu için bu gerçekten bir **kolay galibiyet**ti.
Honestly, that final exam was a total turkey shoot compared to last year.
Açıkçası, bu yılki final sınavı geçen yıla göre tam bir **kolay galibiyet**ti.
"No surprise we lost, that match was a turkey shoot for them from the start," he said.
"Kaybetmemiz sürpriz değildi, bu maç onlar için başından beri tam bir **kolay galibiyet**ti," dedi.
The debate quickly became a turkey shoot when only one person really knew the topic.
Tartışma, sadece bir kişi konuyu gerçekten bildiğinden hızla bir **kolay galibiyet**e dönüştü.