"tuned in" in Turkish
Definition
Bir konuya ya da ortama tamamen dikkatli ve farkında olmak anlamına gelir. Bazen belirli bir TV veya radyo programını izlemek veya dinlemek için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük dilde sıkça kullanılır. Biriyle ilgili veya bir ortamda olup biteni anlama anlamına gelir. TV/radyo için ise gerçekten izlemeyi veya dinlemeyi kastedebilir.
Examples
He was tuned in to the teacher's instructions.
O, öğretmenin talimatlarına **dikkatli**ydi.
Are you tuned in to the news?
Haberlerden **haberdar** mısın?
Millions of people tuned in to watch the final game.
Milyonlarca insan final maçını izlemek için **kanala ayarlandı**.
Sarah is really tuned in to other people's feelings.
Sarah gerçekten başkalarının duygularının **farkında**.
If you’re not tuned in, you’ll miss the joke.
Eğer **farkında değilsen**, espriyi kaçırırsın.
I always feel more tuned in after a cup of coffee in the morning.
Sabah bir fincan kahve içince kendimi her zaman daha **farkında** hissediyorum.