"tied down" in Turkish
Definition
Kişinin sorumluluklar, yükümlülükler ya da ilişkiler nedeniyle özgürce hareket edememesi ya da karar verememesi durumu.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok gündelik dilde kullanılır; aile, iş veya ilişkilerden kaynaklanan kısıtlanmışlık hissini anlatır. 'Özgürlük' ile zıt anlamlı kullanılır.
Examples
He doesn't want to be tied down with too many responsibilities.
O, çok fazla sorumluluğa **bağlı kalmak** istemiyor.
She feels tied down by her job and can't travel.
İşi yüzünden **kısıtlanmış** hissediyor ve seyahat edemiyor.
Many young people don't want to get tied down in a relationship.
Birçok genç ilişkiye **bağlı kalmak** istemiyor.
I've got so much work lately—I feel completely tied down.
Son zamanlarda çok işim var—tamamen **kısıtlanmış** hissediyorum.
Don't you ever get tired of being tied down?
**Bağlı kalmaktan** hiç sıkılmıyor musun?
He loves the freedom of traveling and doesn't want to be tied down right now.
Seyahat etmenin özgürlüğünü seviyor ve şu anda **kısıtlanmak** istemiyor.