"talus" in Turkish
Definition
'Moloz yığın' bir tepe veya uçurumun dibinde biriken eğimli taş yığınını ifade eder. Ayrıca, 'talus kemiği' ayak ve bacağı birleştiren bilekteki kemiktir.
Usage Notes (Turkish)
Jeolojide 'moloz yığın' taş birikintisini, anatomide ise ayak bileğinin bir kemiğini ifade eder. Konuşma bağlamına dikkat edilmelidir.
Examples
The hikers stopped to rest by the talus at the base of the cliff.
Yürüyüşçüler uçurumun dibindeki **moloz yığınının** yanında dinlenmek için durdu.
The talus is an important bone in the human ankle.
**Talus kemiği** insan bileğinde önemli bir kemiktir.
Loose rocks gathered as a talus below the hill.
Gevşek taşlar tepenin altında **moloz yığını** oluşturdu.
Careful walking on talus slopes—they can be slippery after rain.
**Moloz yığınlı** yamaçlarda dikkatli yürüyün—yağmurdan sonra kaygan olabilirler.
An X-ray showed her talus was fractured after the fall.
Bir röntgende onun **talus kemiğinin** düşmeden sonra kırıldığı görüldü.
You can spot a talus field by its loose, broken rocks spread out below the cliffs.
Bir **moloz yığını** alanını, uçurumun dibine yayılan gevşek taşlardan tanıyabilirsiniz.