"take it slow" in Turkish
Definition
Bir şeyi acele etmeden, yavaş ve rahat bir şekilde yapmak veya karar vermek.
Usage Notes (Turkish)
Arkadaşça ve samimi ortamlarda, çoğunlukla ilişki, iyileşme veya yeni bir şey öğrenirken tavsiye olarak kullanılır. Resmi yazışmalarda uygun değildir.
Examples
Let's take it slow and not rush the project.
**Yavaş alalım** ve projeyi aceleye getirmeyelim.
After surgery, you should take it slow when you walk.
Ameliyattan sonra yürürken **yavaş al**.
We decided to take it slow with our relationship.
İlişkimizde **yavaş almayı** seçtik.
If you're nervous, just take it slow—there's no need to hurry.
Eğer gerginsen, sadece **yavaş al**—acele etmene gerek yok.
We're both busy, so let's take it slow and find time when we can.
İkimiz de meşgulüz, o yüzden **yavaş alalım** ve uygun zamanı bulalım.
He likes to take it slow when learning new things, so he understands them well.
Yeni şeyler öğrenirken **yavaş almayı** sever, böylece iyi anlar.