"surreptitious" in Korean
Definition
Bir şey başkalarının haberi olmadan veya onaylanmadan, gizlice yapıldığında kullanılır. Genellikle gizlenmesi gereken ya da hoş karşılanmayan durumlar için kullanılır.
Usage Notes (Korean)
Çoğunlukla resmi veya yazılı dilde kullanılır. 'gizli bakış', 'el altından toplantı' gibi ifadelerde geçer. Günlük konuşmada bunun yerine daha yaygın kelimeler kullanılabilir. Genellikle biraz şüpheli veya yasak olan durumlar için tercih edilir.
Examples
He took a surreptitious glance at his phone during the meeting.
O toplantı sırasında telefonuna **gizli** bir bakış attı.
They had a surreptitious meeting after work.
İşten sonra **gizli** bir toplantı yaptılar.
She gave him a surreptitious smile from across the room.
Odanın diğer ucundan ona **gizli** bir gülümseme gönderdi.
Tim made a surreptitious call when no one was looking.
Kimse bakmıyorken Tim **gizlice** telefon etti.
There was something surreptitious about the way they whispered.
Birbirlerine fısıldama şekillerinde **gizli** bir şey vardı.
She tried to take a surreptitious photo without being seen.
Kimse görmeden **gizlice** foto çekmeye çalıştı.