Herhangi bir kelime yazın!

"suffocates" in Turkish

boğarhavasız bırakır

Definition

Birinin veya bir şeyin nefes almasını engellemek; ayrıca duyguları, fikirleri ya da özgürlüğü kısıtlamak anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Sözcük hem gerçek anlamda (nefes almak) hem de mecaz olarak (özgürlüğün veya duyguların kısıtlanması) kullanılır. 'choke' ile karıştırmayın; o genellikle boğaza bir şey kaçmasıyla ilgilidir.

Examples

Too much smoke suffocates her.

Çok fazla duman onu **boğar**.

A plastic bag suffocates small animals.

Bir plastik poşet küçük hayvanları **boğar**.

The heat in the room suffocates us.

Odadaki sıcaklık bizi bazen **boğar**.

She feels like her job suffocates her creativity.

İşi, onun yaratıcılığını bazen **boğar** gibi hissediyor.

The city traffic sometimes suffocates me.

Şehir trafiği bazen beni **boğar**.

All the attention sometimes suffocates him, so he needs time alone.

Tüm o ilgi bazen onu **boğar**, bu yüzden yalnız kalmaya ihtiyacı var.