"stopgap" in Turkish
Definition
Daha kalıcı bir çözüm bulunana kadar geçici olarak kullanılan yöntem veya önlem.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'stopgap measure' (geçici önlem) olarak geçer. Kalıcı olmayan, geçici çözümler için kullanılır.
Examples
We used a pillow as a stopgap when the chair broke.
Sandalye kırılınca **geçici çözüm** olarak yastık kullandık.
This rule is just a stopgap until we find a better one.
Bu kural sadece daha iyisini bulana kadar bir **geçici çözüm**.
They hired a stopgap manager for a few weeks.
Birkaç haftalığına **geçici çözüm** olarak bir müdür tuttular.
It's just a stopgap solution, not something permanent.
Bu sadece bir **geçici çözüm**, kalıcı bir şey değil.
The old car served as a stopgap until we could afford a new one.
Yeni araba alana kadar eski araba bir **geçici çözüm** olmuştu.
We need a stopgap until the new software is ready to use.
Yeni yazılım hazır olana kadar bir **geçici çözüm**e ihtiyacımız var.