"squirting" in Turkish
Definition
Bir sıvının dar bir açıklıktan hızla ve güçle çıkması, genellikle ince bir şekilde fışkırması anlamına gelir. Ani ve kuvvetli şekilde çıkışları da kapsar.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve samimi konuşmalarda, özellikle su, meyve suyu, ketçap gibi sıvılara işaret eder. Fışkırmak/püskürtmek; yavaş akışlarda kullanılmaz. Bazı durumlarda (yetişkin anlamında) farklı çağrışım yapabilir, bağlama dikkat edin.
Examples
The lemon is squirting juice everywhere.
Limon her yere **fışkırtıyor**.
Water started squirting from the broken pipe.
Kırık borudan su **fışkırmaya** başladı.
She laughed when ketchup came squirting out of the bottle.
Ketçap şişeden dışarı **fışkırınca** güldü.
I got soaked because the hose started squirting unexpectedly.
Hortum aniden **fışkırınca** sırılsıklam oldum.
Oil was squirting all over the engine when I opened the cap.
Kapağı açınca yağ motorun her yerine **fışkırdı**.
Kids were giggling as they took turns squirting each other with water guns.
Çocuklar su tabancalarıyla birbirlerine **fışkırtırken** gülüşüyordu.