"spread on" in Turkish
Definition
Tereyağı, reçel ya da boya gibi bir maddeyi bir yüzeye ince ve eşit şekilde sürmek anlamındadır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gıda ürünleriyle ('ekmeğe tereyağı sürmek') kullanılır. Sıvı veya toz maddeler için de geçerlidir. 'on' ile kullanılır. 'spread out' farklı bir anlam taşır.
Examples
I like to spread on butter before adding jam.
Reçelden önce ekmeğime tereyağı **sürmeyi** severim.
Please spread on some cream cheese for my bagel.
Lütfen simidime biraz krem peynir **sür**.
He spreads on peanut butter every morning.
Her sabah fıstık ezmesi **sürer**.
Can you spread on a thin layer of mustard?
Biraz hardal ince bir tabaka olarak **sürebilir misin**?
Paint was spread on the walls in an even coat.
Boya duvarlara eşit bir şekilde **sürülmüştü**.
She quickly spread on sunscreen before going outside.
Dışarı çıkmadan önce hızlıca güneş kremi **sürdü**.