"soup up" in Turkish
Definition
Özellikle araba veya makineleri daha güçlü, hızlı veya verimli yapmak için değiştirmek.
Usage Notes (Turkish)
Gayri resmi bir ifadedir; genellikle araç veya makineler için kullanılır, yiyecek için kullanılmaz.
Examples
He wants to soup up his car to make it faster.
Arabasını daha hızlı yapmak için **güçlendirmek** istiyor.
They decided to soup up the old computer instead of buying a new one.
Yeni almak yerine eski bilgisayarı **güçlendirmeye** karar verdiler.
Can you soup up this engine?
Bu motoru **güçlendirebilir** misin?
I love how he souped up his bike—it looks awesome now.
Bisikletini nasıl **modifiye ettiğini** seviyorum—şimdi harika görünüyor.
After you soup up the stereo, the sound is way better.
Stereoyu **güçlendirdikten** sonra ses çok daha iyi oldu.
My cousin always finds ways to soup up his gadgets.
Kuzenim her zaman cihazlarını **güçlendirmek** için bir yol bulur.