"soak in" in Turkish
Definition
Bir duyguyu, anı veya bilgiyi tamamen hissetmek ya da içine çekmek.
Usage Notes (Turkish)
Genelde mecazi anlamda, 'soak in the atmosphere' gibi ifadelerle kullanılır. Tam olarak bir deneyimi yaşamak anlamına gelir.
Examples
She likes to soak in a warm bath after work.
O, işten sonra sıcak bir banyoya **kendini kaptırmayı** sever.
Give me a moment to soak in this news.
Bu haberi **içime sindirmem** için bana bir dakika ver.
Take a deep breath and soak in the beautiful view.
Derin bir nefes al ve bu güzel manzarayı **içine çek**.
It took a while for the truth to really soak in.
Gerçeğin gerçekten **kabul edilmesi** biraz zaman aldı.
We just sat there, trying to soak in the atmosphere.
Sadece oturduk ve ortamın havasını **içimize çekmeye** çalıştık.
Let it soak in before you make any big decisions.
Bunu **içine sindir**, büyük kararlar almadan önce.