Herhangi bir kelime yazın!

"slow down" in Turkish

yavaşlamakyavaşlatmak

Definition

Bir şeyin ya da birinin hızını azaltmak; bazen dinlenmek ya da stres seviyesini düşürmek anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Hem gerçek anlamda (araba, yürüyüş) hem de mecaz olarak (hayat temposu, stres azaltma) kullanılır. Genellikle tavsiye verirken söylenir.

Examples

Please slow down when you speak.

Lütfen konuşurken **yavaşlayın**.

Cars must slow down near schools.

Arabalar okulların yakınında **yavaşlamalıdır**.

You look tired. Maybe you should slow down a bit.

Yorgun görünüyorsun. Belki biraz **yavaşlamalısın**.

Can you slow down? I can’t keep up with you!

**Yavaşlayabilir misin?** Sana yetişemiyorum!

Life gets so busy; sometimes you need to slow down and enjoy the moment.

Hayat çok yoğunlaşabiliyor; bazen **yavaşlamalı** ve anın tadını çıkarmalısın.

If you don’t slow down, you’ll burn out soon.

Eğer **yavaşlamazsan**, yakında tükenirsin.