"slathered" in Turkish
Definition
Bir şeyin üzerine özellikle yiyeceklerde olduğu gibi, bolca, kalın bir katman halinde bir madde sürmek ya da kaplamak.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik bir ifadedir, genellikle yiyeceklerle kullanılır ('slathered with butter'). Cömert ve fazlaca kullanıldığına veya biraz dağınık bir uygulamaya işaret eder.
Examples
He slathered butter on his toast.
Tostunun üzerine tereyağını **bolca sürdü**.
The cake was slathered with chocolate frosting.
Kek **bolca** çikolatalı krema ile **sürülmüştü**.
His face was slathered in sunscreen.
Yüzü güneş kremiyle **bolca kaplanmıştı**.
I accidentally slathered too much mayo on my sandwich.
Sandviçime yanlışlıkla çok fazla mayonez **sürdüm**.
The ribs were slathered in a spicy barbecue sauce.
Kaburga, baharatlı barbekü sosu ile **bolca kaplanmıştı**.
After hiking, my feet were slathered in mud.
Yürüyüşten sonra ayaklarım çamurla **kaplanmıştı**.