Herhangi bir kelime yazın!

"seething" in Turkish

içten içe öfkelenenkaynayan

Definition

Kişinin yoğun ama bastırılmış bir öfke hissetmesi; bazen bir şeyin coşkulu şekilde hareket etmesi ya da kaynaması da anlatılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle bastırılmış öfke için kullanılır: 'seething with anger' sıkça geçer. Gerçek anlamda, kaynayan su veya hareketli kalabalığı anlatmak için daha az kullanılır.

Examples

He was seething with anger after the meeting.

Toplantıdan sonra öfkeyle **içten içe kaynıyordu**.

The water was seething in the pot.

Tenceredeki su **kaynıyordu**.

She stood there, seething, but said nothing.

O orada durdu, **içten içe öfkeliydi**, ama hiç konuşmadı.

"Are you okay?"—"I'm seething, actually. I can't believe how rude he was!"

"İyi misin?"—"Aslında şu an **içten içe kaynıyorum**. Onun bu kadar kaba olduğuna inanamıyorum!"

The crowd was seething with excitement during the concert.

Konser sırasında kalabalık **heyecanla coşuyordu**.

You could tell he was seething beneath his calm exterior.

Sakin dış görünüşünün altında **içten içe kaynadığı** belli oluyordu.