Herhangi bir kelime yazın!

"scuttling" in Turkish

aceleyle koşuşturmakhızlı hızlı tıkırdamak

Definition

Küçük adımlarla ve hızla, genellikle küçük hayvanlar veya acele eden çocuklar gibi hareket etmek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle acelecilik veya telaş belirtir. Hayvanlar ve özellikle böcekler için sıklıkla kullanılır. Sadece 'koşmak'tan daha canlı bir betimleme olup resmi bir ifade değildir.

Examples

The mouse was scuttling across the kitchen floor.

Fare mutfak zemininde **aceleyle koşuşturuyordu**.

The children went scuttling out to play when they heard the bell.

Çocuklar zili duyar duymaz dışarı **aceleyle koşuşturdular**.

I saw a crab scuttling along the sand at the beach.

Plajda kumun üzerinde bir yengecin **hızlı hızlı tıkırdadığını** gördüm.

She came scuttling back into the room, looking for her phone.

Telefonunu aramak için odaya **aceleyle koşuşturarak** geri geldi.

We heard something scuttling in the attic last night.

Geçen gece çatı katında bir şeyin **aceleyle koşuşturduğunu** duyduk.

The insects started scuttling away as soon as the light was turned on.

Işık yanar yanmaz böcekler **aceleyle koşuşturmaya** başladı.