"saboteur" in Turkish
Definition
Sabotajcı, bir organizasyonun, çabanın veya makinenin zayıflaması için kasıtlı olarak zarar veren, bozan veya engelleyen kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Kelime genellikle resmi, askeri veya kurumsal olaylarda kullanılır; gizli ve yasadışı şekilde hareket eden kişileri anlatır. 'Vandal' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
The saboteur cut the power lines during the night.
Gece boyunca **sabotajcı** elektrik hatlarını kesti.
The police arrested the saboteur at the factory gate.
Polis, fabrika kapısında **sabotajcıyı** yakaladı.
They believed a saboteur was working from inside the organization.
Onlar, bir **sabotajcının** organizasyonun içinde çalıştığına inanıyorlardı.
During the war, a skilled saboteur destroyed several bridges to slow down the enemy.
Savaş sırasında usta bir **sabotajcı**, düşmanı yavaşlatmak için birkaç köprüyü yıktı.
It turned out the computer virus was planted by a corporate saboteur.
Bilindi ki bilgisayar virüsü bir şirket **sabotajcısı** tarafından yerleştirilmiş.
Be careful who you trust—sometimes the real saboteur hides in plain sight.
Kime güveneceğine dikkat et; gerçek **sabotajcı** bazen göze çarpmayacak şekilde saklanır.