Herhangi bir kelime yazın!

"roust" in Turkish

sertçe uyandırmakkovmak

Definition

Birini sert biçimde uyandırmak ya da birini bir yerden zorla çıkarmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle polis veya yetkililerce yapılan, kibar olmayan, sert uyandırma veya kovma durumlarında kullanılır.

Examples

The teacher had to roust the students from their nap.

Öğretmen öğrencileri uyuklamalarından **sertçe uyandırmak** zorunda kaldı.

Police rousted the group from the park late at night.

Polis, grubu gece geç saatlerde parktan **kovdu**.

My brother likes to roust me out of bed early on weekends.

Kardeşim hafta sonları beni sabah erken **sertçe uyandırmayı** sever.

The guards rousted everyone out when the fire alarm went off.

Alarm çaldığında görevliler herkesi dışarı **kovdu**.

Someone needs to roust Dad or we'll be late!

Birisi babayı **uyandırmalı**, yoksa geç kalacağız!

It’s hard to roust teenagers out of bed before noon during summer.

Yazın öğle öncesi gençleri **uyandırmak** çok zor.