"remand" in Turkish
Definition
Suçlunun dava veya ek inceleme için tutuklu olarak cezaevine gönderilmesi. Bazen de dosyanın alt mahkemeye geri gönderilmesi anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle hukuki ve resmi bağlamlarda geçer: 'tutuklu yargılamak', 'dosyayı geri göndermek'. Günlük konuşmada nadiren kullanılır.
Examples
The judge decided to remand the suspect in custody.
Hakim, şüpheliyi **tutuklu yargılamaya** karar verdi.
The case was remanded to the lower court for review.
Dava incelenmek üzere alt mahkemeye **geri gönderildi**.
He was remanded for another week while the investigation continued.
Soruşturma sürerken bir hafta daha **tutuklu kaldı**.
After hearing new evidence, the judge chose to remand Tom instead of setting bail.
Hakim, yeni delilleri dinledikten sonra Tom’u kefaletle serbest bırakmak yerine **tutuklu yargılamaya** karar verdi.
Sometimes, serious offenders are remanded until their trial to protect the public.
Bazen, ciddi suçlular toplumun güvenliği için davaları görülene kadar **tutuklu kalır**.
The lawyer asked the court not to remand his client, arguing he wasn’t a flight risk.
Avukat, müvekkilinin kaçma riski olmadığını savunarak mahkemeden onu **tutuklamamasını** istedi.