Herhangi bir kelime yazın!

"put straight" in Turkish

açıklığa kavuşturmakdüzeltmek

Definition

Bir yanlış anlaşılmayı veya karışıklığı gidererek durumu netleştirmek veya düzeltmek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle gayriresmi konuşmalarda kullanılır. Karışıklık veya hataları düzeltmek için uygundur. Fiziksel eşyalar için nadiren, yalnızca ortamı düzene sokmak anlamında kullanılır.

Examples

Can you put straight what happened yesterday?

Dünkü olanları **açıklığa kavuşturabilir** misin?

She helped to put straight the confusion.

O, karışıklığı **açıklığa kavuşturmaya** yardımcı oldu.

He tried to put straight the facts in his report.

Raporunda gerçekleri **düzeltmeye** çalıştı.

Let me put straight what was said in the meeting.

Toplantıda ne söylendiğini ben **açıklığa kavuşturayım**.

Thanks for putting me straight about the rules.

Kurallar konusunda beni **bilgilendirdiğin** için teşekkürler.

She always tries to put things straight when there's a problem.

Bir sorun olduğunda, o her zaman **işleri düzeltmeye** çalışır.