"put out to pasture" in Turkish
Definition
Birini yaşı ilerlediği veya artık yararlı bulunmadığı için zorla işten çıkarmak ya da emekli etmek.
Usage Notes (Turkish)
Bu deyim, çoğunlukla kaba ya da alaycı bir anlam taşır; gönüllü emeklilik için kullanılmaz, zorla işten uzaklaştırma anlamı vardır.
Examples
After 40 years with the company, Mr. Lee was put out to pasture.
Şirkette 40 yıl çalıştıktan sonra Bay Lee **emekli edildi**.
Some workers fear being put out to pasture before they are ready.
Bazı çalışanlar, hazır olmadan önce **emekli edilmelerinden** korkuyor.
He doesn't want to be put out to pasture; he still loves his job.
O, **emekli edilmek** istemiyor; hâlâ işini seviyor.
After the new management came in, a lot of senior staff got put out to pasture.
Yeni yönetim geldikten sonra birçok kıdemli çalışan **emekli edildi**.
When they started automating tasks, some workers felt like they were being put out to pasture.
Görevler otomatik hale getirilmeye başlanınca bazı çalışanlar **emekli edildiklerini** hissetti.
You can't just put people out to pasture as soon as they hit a certain age.
Sırf belli bir yaşa geldiler diye insanları hemen **emekli edemezsiniz**.