Herhangi bir kelime yazın!

"pulseless" in Turkish

nabızsız

Definition

Kişinin nabzı olmadığı durum; özellikle acil tıpta, kalbin etkili şekilde atmadığı durumlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Yalnızca tıbbi acil durumlarda ve klinik ortamda kullanılır. Sağlıklı kişiler için kullanılmaz. 'Pulseless electrical activity' ve benzeri terimlerde geçer.

Examples

The doctor found the patient was pulseless.

Doktor, hastanın **nabızsız** olduğunu fark etti.

If someone is pulseless, start CPR immediately.

Birisi **nabızsız** ise hemen CPR'a başlayın.

After the accident, he became pulseless for a few minutes.

Kazadan sonra birkaç dakika **nabızsız** kaldı.

The nurse shouted, "He's pulseless—call a code now!"

Hemşire bağırdı: "**Nabızsız** — hemen kod çağırın!"

In some cases of cardiac arrest, patients are still pulseless even if their heart has electrical activity.

Kalp durmasının bazı durumlarında, kalpte elektriksel aktivite olsa bile hastalar **nabızsız** kalabilir.

Paramedics rushed in when they realized the patient was pulseless and unresponsive.

Paramedikler, hastanın **nabızsız** ve tepkisiz olduğunu anlayınca anında içeri girdiler.