"provoke into" in Turkish
Definition
Birini sinirlendirerek, rahatsız ederek veya meydan okuyarak (genellikle olumsuz bir) şey yapmaya sebep olmak.
Usage Notes (Turkish)
"Provoke into" genellikle sonrasında -ing alır ("provoke into shouting"). Çoğunlukla olumsuz sonuçlar içindir, yalnızca duygu değil, harekete yönelik kullanılır. Sadece "provoke" ile karıştırmayın.
Examples
He tried to provoke her into arguing.
Onu tartışmaya **kışkırtmaya** çalıştı.
The bully provoked him into fighting.
Zorba onu dövüşmeye **kışkırttı**.
She was provoked into quitting her job.
İşi bırakmaya **kışkırtıldı**.
He kept telling lies to provoke me into losing my temper.
Sürekli yalan söyleyip beni sinirlenmeye **kışkırttı**.
Don't let them provoke you into making a mistake.
Onların seni hata yapmaya **tetiklemesine** izin verme.
Her sarcasm finally provoked him into snapping at her.
Onun alayı sonunda adamı bağırmaya **kışkırttı**.