"preach against" in Turkish
Definition
Genellikle dini bir lider olarak, bir şeyin yanlış olduğunu veya yapılmaması gerektiğini halka açık bir şekilde söylemek. Ayrıca bir davranış veya fikre sertçe karşı çıkmak veya uyarmak anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla resmi veya ciddi bir tonda, ahlaki ya da dini karşı çıkışı ifade eder. Genellikle sonrasında eleştirilen konu gelir ('preach against şiddet'). Mecazi olarak da kullanılabilir.
Examples
The priest preached against lying during his sermon.
Rahip vaazında yalan söylemenin **aleyhine vaaz verdi**.
Many leaders preach against violence in their speeches.
Pek çok lider konuşmalarında şiddetin **aleyhine vaaz verir**.
She always preaches against gossiping.
O her zaman dedikodunun **aleyhine vaaz verir**.
He likes to preach against junk food, but he eats it himself.
Kendisi yese de abur cuburun **aleyhine vaaz vermeyi** sever.
The politician started to preach against corruption before the election.
Siyasetçi seçimden önce yolsuzluğun **aleyhine vaaz vermeye** başladı.
Parents often preach against staying up too late, but kids rarely listen.
Ebeveynler genellikle geç yatmanın **aleyhine vaaz verir**, ama çocuklar pek dinlemez.