"pounces" in Turkish
Definition
Bir şeyi ya da birini yakalamak için aniden ve hızla üstüne atlamak. Genellikle hayvanlar için kullanılır, fakat bir fırsatı hızlıca değerlendirmek anlamında mecazi olarak da kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kedi, kaplan gibi hayvanlar için kullanılır. 'Bir fikre atılmak' gibi mecazi kullanımları da vardır. Sıradan 'zıplamak'tan daha hızlı ve atak bir anlam taşır.
Examples
The cat pounces on the toy mouse.
Kedi oyuncak fareye **atılır**.
A tiger pounces when it hunts.
Bir kaplan avlanırken **üstüne atlar**.
The dog pounces on the ball.
Köpek topa **atılır**.
Whenever someone drops food, my cat pounces before anyone else can get it.
Birisi yiyecek düşürür düşürmez kedim hemen **atılır**.
She immediately pounces on every opportunity to travel.
Seyahat fırsatı doğar doğmaz hemen **atılır**.
He pounces on my mistakes during meetings.
Toplantılarda hatalarımı hemen **üstüne atlar**.