Herhangi bir kelime yazın!

"potentate" in Turkish

hakimmutlak hükümdar

Definition

Büyük güce sahip kişi, özellikle bir ülkenin veya bölgenin hükümdarı.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle resmi, tarihsel veya eleştirel bağlamda kullanılır. Demokratik liderler için kullanılmaz.

Examples

The potentate ruled the country for many years.

**Hakim** ülkeyi uzun yıllar yönetti.

A potentate often lives in a large palace.

Bir **hakim** genellikle büyük bir sarayda yaşar.

The old painting showed a proud potentate with a crown.

Eski bir tabloda taç giymiş gururlu bir **hakim** görülüyor.

Many ancient empires were ruled by a single potentate who made all the decisions.

Birçok eski imparatorlukta bütün kararları alan tek bir **hakim** vardı.

Nobody dared question the orders of the local potentate.

Kimse yerel **hakim**in emirlerine karşı çıkmaya cesaret edemedi.

Sometimes modern rulers are compared to ancient potentates when they have unchecked power.

Bazen modern yöneticiler, sınırsız güce sahip olduklarında eski **hakim**lerle karşılaştırılır.