"poignant" in Turkish
Definition
Derin üzüntü veya duygusallık uyandıran bir şeyi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'dokunaklı an', 'dokunaklı anı' gibi derin üzüntü, özlem ya da hassas durumlar için kullanılır. Yüzeysel duygular için değil, derin hisler için tercih edilir.
Examples
It was a poignant farewell as he left his hometown.
Memleketinden ayrılırken bu çok **dokunaklı** bir veda oldu.
Her speech was very poignant and made everyone think.
Konuşması çok **dokunaklı**ydı ve herkesi düşündürdü.
There is a poignant scene in the movie where the family says goodbye.
Filmde ailenin vedalaştığı bir **dokunaklı** sahne var.
That was a poignant moment I’ll never forget.
Bu, asla unutamayacağım bir **dokunaklı** andı.
He told a poignant story about his childhood that moved everyone.
Çocukluğu hakkında herkesi etkileyen bir **dokunaklı** hikaye anlattı.
Sometimes the most poignant memories are also the happiest ones.
Bazen en **dokunaklı** anılar, en mutlu olanlardır.