"play havoc with" in Turkish
Definition
Bir şeyde ciddi zarar, kargaşa veya sorunlara yol açmak demektir.
Usage Notes (Turkish)
Genelde beklenmedik olumsuz gelişmeleri (hava, hastalık, teknik arıza) anlatırken kullanılır, bilinçli zararlar için değil.
Examples
Storms can play havoc with travel plans.
Fırtınalar seyahat planlarını **altüst edebilir**.
Cold weather can play havoc with your car battery.
Soğuk hava araba akünüzü **altüst edebilir**.
The new software update played havoc with my phone.
Yeni yazılım güncellemesi telefonumu **altüst etti**.
Not sleeping well can really play havoc with your concentration.
Yeterince uyumamak konsantrasyonunu **ciddi şekilde altüst edebilir**.
The power outage played havoc with our work schedule.
Elektrik kesintisi iş programımızı **altüst etti**.
Allergies can play havoc with your plans for outdoor fun.
Alerjiler açık hava planlarını **altüst edebilir**.