Herhangi bir kelime yazın!

"pettiness" in Turkish

küçüklükküçümseme

Definition

Önemsiz şeylere takılmak ya da dar görüşlü ve kıskanç bir tavır sergilemek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle olumsuz bir anlam taşır; önemsiz tartışmalar veya dar görüşlülük için kullanılır. Hem kişisel hem de iş ortamında geçerlidir. Gerçekten önemli konularda kullanılmaz.

Examples

Her pettiness made working with her difficult.

Onun **küçüklüğü**, birlikte çalışmayı zorlaştırdı.

Don't let pettiness ruin your friendship.

**Küçüklüğün** arkadaşlığınızı bozmasına izin verme.

His pettiness shows when he refuses to share.

Paylaşmayı reddettiğinde onun **küçüklüğü** ortaya çıkıyor.

I can't stand all this office pettiness; let's just focus on our work.

Bu ofis **küçüklüğüne** katlanamıyorum; hadi sadece işimize bakalım.

Their argument was pure pettiness—nobody else cared about it.

Onların tartışması tam anlamıyla **küçüklüktü**—başka kimse umursamadı.

There's no room for pettiness if we want to succeed as a team.

Başarılı bir ekip olmak istiyorsak, **küçüklüğe** yer yok.