"on the outs" in Turkish
Definition
Birisiyle küs olduğunuzda ya da aranız bozulduğunda, artık konuşmaz veya uzaklaşırsınız.
Usage Notes (Turkish)
Gayriresmidir, genellikle dostluk, aile veya romantik ilişkiler için kullanılır; iş ortamında kullanılmaz. 'be on the outs with (biri)' şeklinde geçer.
Examples
They are on the outs again and not talking.
Yine **küsler** ve konuşmuyorlar.
After the argument, Mark and Tom were on the outs.
Tartışmadan sonra Mark ve Tom **küsdü**.
Emma felt sad because she was on the outs with her best friend.
Emma, en yakın arkadaşıyla **arası bozuk** olduğu için üzgündü.
Are you still on the outs with your sister or did you make up?
Hâlâ kız kardeşinle **küsmüsün** yoksa barıştınız mı?
Sometimes couples are on the outs for a while before getting back together.
Bazen çiftler bir süre **küser**, sonra tekrar barışır.
It’s awkward being on the outs with someone you see every day at work.
Her gün işte gördüğün biriyle **küsmek** tuhaf bir durum.