"on par" in Turkish
Definition
Bir şey başka bir şeyle aynı seviyede veya eşit değerde olduğunda kullanılır; genellikle kalite, miktar ya da başarı bakımından.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kalite, başarı ya da standart karşılaştırmalarında kullanılır. Mecazi olarak, fiziksel hizalamada kullanılmaz.
Examples
His math skills are on par with the best students in the class.
Onun matematik becerileri sınıfın en iyi öğrencileriyle **eşdeğer**.
The service at this restaurant is on par with luxury hotels.
Bu restorandaki hizmet, lüks oteller ile **aynı seviyede**.
This phone's camera quality is on par with much more expensive models.
Bu telefonun kamera kalitesi, çok daha pahalı modeller ile **eşdeğer**.
Honestly, their latest album isn’t on par with their old stuff.
Açıkçası, son albümleri eski işlerine göre **aynı seviyede** değil.
Do you think this plan is on par with what we did last year?
Sence bu plan, geçen yıl yaptığımızla **aynı seviyede** mi?
Most people agree that the sequel wasn’t on par with the original movie.
Çoğu kişi, devam filminin orijinal film ile **aynı seviyede** olmadığını düşünüyor.