Herhangi bir kelime yazın!

"mountebank" in Turkish

sahtekârdolandırıcı (eski tarzda)

Definition

İnsanları para veya ilgi için kandıran kişi; genellikle sahte ilaç satan veya özel yeteneği varmış gibi davranan dolandırıcı.

Usage Notes (Turkish)

Resmî ve eski tarz bir kelimedir; genellikle tarihi anlatımlarda veya ağır bir hakaret olarak kullanılır. Sahte doktorlar ve dolandırıcılar için uygundur.

Examples

The mountebank sold fake medicine in the market.

**Sahtekâr** pazarda sahte ilaç sattı.

People realized the mountebank was tricking them.

İnsanlar, **sahtekâr**ın onları kandırdığını fark etti.

A mountebank often makes loud promises to get attention.

Bir **sahtekâr**, dikkat çekmek için sık sık yüksek sesle vaatlerde bulunur.

Don't trust that guy—he's just another mountebank looking to make a quick buck.

O adama güvenme—o da hızlı para kazanmak isteyen bir başka **sahtekâr**.

The old town square was once full of mountebanks entertaining the crowds with tricks and cures.

Eski şehir meydanı bir zamanlar numaralar ve sözde tedavilerle halkı eğlendiren **sahtekârlar**la doluydu.

Her stories about healing people made her sound like a real mountebank to the doctors.

İnsanları iyileştirdiğine dair hikâyeleri, doktorlara onu gerçek bir **sahtekâr** gibi gösteriyordu.