"misplace" in Turkish
Definition
Bir şeyi yanlış yere koyup sonra nerede olduğunu bilememek; genellikle istemeden olur.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok anahtar gibi küçük eşyalar için kullanılır; 'lose'dan daha resmidir ve kalıcı kaybolmayı değil geçici olarak bulamama durumunu belirtir.
Examples
I always misplace my glasses at home.
Evde gözlüklerimi hep **yanlış yere koyarım**.
Did you misplace the remote control?
Kumandayı **yanlış yere koydun** mu?
He misplaced his wallet yesterday but found it later.
Dün cüzdanını **yanlış yere koydu** ama sonra buldu.
If you misplace your badge, you’ll need a temporary one from security.
Eğer rozeti **yanlış yere koyarsan**, güvenlikten geçici bir tane alman gerekecek.
It’s easy to misplace important papers when your desk is messy.
Masan dağınık olunca önemli evrakları **yanlış yere koymak** kolaydır.
Don’t worry, people misplace things all the time—it’ll turn up.
Endişelenme, insanlar sürekli bir şeyleri **yanlış yere koyar**—bulunur.