"merited" in Turkish
Definition
Bir kişinin eylemleri sonucunda hak edilen veya layık olunan şeyleri (ödül, ceza vb.) ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ya da yazılı bir dilde kullanılır; 'well-merited' gibi ifadelerle birlikte sık geçer. Günlük konuşmada yaygın değildir.
Examples
His promotion was merited by his hard work.
Terfisi yükselmesi, sıkı çalışması sayesinde tamamen **hak edilmiş**ti.
The punishment they received was fully merited.
Aldıkları ceza tamamen **hak edilmiş**ti.
Her efforts in the project were merited and appreciated by everyone.
Projede gösterdiği çabalar **hak edilmiş** ve herkes tarafından takdir edildi.
That award was truly merited—he went above and beyond.
O ödül gerçekten **hak edilmiş**ti—elinden gelenin fazlasını yaptı.
Criticism was merited after such a careless mistake.
Böyle dikkatsiz bir hata sonrası eleştiri tamamen **hak edilmiş**ti.
If the praise was merited, I’d be the first to say so.
Övgü gerçekten **layık** olsaydı, ilk ben söylerdim.