Herhangi bir kelime yazın!

"manoeuvring" in Turkish

manevraustaca yönlendirmetaktik

Definition

Bir şeyi dikkatlice ve ustaca hareket ettirme ya da bir hedefe ulaşmak için akıllıca yöntemler veya stratejiler kullanma durumu. Genellikle politika veya iş dünyasında görülür.

Usage Notes (Turkish)

Hem fiziksel manevralar (araç, gemi vs.) hem de soyut stratejiler (iş dünyası, politika) için kullanılır. 'Siyasi manevra', 'ustaca manevra' gibi ifadeler yaygındır.

Examples

The captain is manoeuvring the ship through the narrow channel.

Kaptan, gemiyi dar kanaldan **manevra** ile geçiriyor.

There was a lot of manoeuvring before the agreement was signed.

Anlaşma imzalanmadan önce çok fazla **taktik** yapıldı.

Manoeuvring the car into a small parking space can be difficult.

Arabayı dar bir park yerine **manevra** ile sokmak zor olabilir.

There’s a lot of political manoeuvring going on behind the scenes.

Sahne arkasında çok fazla siyasi **manevra** dönüyor.

He’s an expert at corporate manoeuvring.

O, kurumsal **manevralar** konusunda uzmandır.

After some clever manoeuvring, she managed to get the promotion.

Bazı akıllı **manevralar** sonrasında, terfi almayı başardı.