"lingers" in Turkish
Definition
Birinin veya bir şeyin beklenenden daha uzun süre kalması; his, koku veya hatıra gibi şeylerin geçmeyip sürmesi anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Şiirsel ve betimleyici şekilde hisler, kokular veya birinin uzun süre kalması için kullanılır. 'linger in the air', 'linger over something' gibi kalıplarla çok kullanılır. Hızlı veya aktif kalmak için kullanılmaz.
Examples
The sweet smell lingers in the kitchen after baking.
Tatlı koku, fırınlamadan sonra mutfakta hâlâ **oyalanıyor**.
He lingers at the door, not wanting to say goodbye.
O, elveda demek istemediği için kapıda **oyalanıyor**.
The pain lingers even after the wound has healed.
Yara iyileştikten sonra bile acı **sürüyor**.
That awkward feeling lingers long after the meeting ends.
O tuhaf his, toplantı bittikten sonra bile **kalıyor**.
She lingers over her coffee, lost in thought.
Düşüncelere dalarak kahvesinin başında **oyalanıyor**.
The memory of his words still lingers in my mind.
Onun sözlerinin anısı hâlâ zihnimde **kalıyor**.