"let up on" in Turkish
Definition
Birine veya bir şeye karşı sertlik veya baskıyı azaltmak, eleştiriyi hafifletmek.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada yaygındır, genellikle 'let up on someone' şeklinde kullanılır. Tamamen bırakmak değil, baskıyı azaltmak anlamındadır.
Examples
The coach won't let up on the players during practice.
Antrenör, antrenman sırasında oyuncular üzerinde **yumuşamıyor**.
Please let up on your little brother; he's doing his best.
Lütfen küçük kardeşine **baskıyı azalt**; elinden geleni yapıyor.
The teacher finally let up on the homework.
Öğretmen sonunda ödev konusunda **yumuşadı**.
If your boss doesn't let up on you, you'll get burned out.
Patronun üzerindeki baskıyı **azaltmazsa**, tükenirsin.
Come on, let up on him already—he's apologized twice!
Hadi ama, artık ona **yumuşa**—iki kez özür diledi!
My parents won't let up on the rules, even during vacation.
Ailem, tatilde bile kurallar konusunda **yumuşamıyor**.