"lean toward" in Turkish
Definition
Bir şeyi diğerine tercih etme, bir seçeneğe yönelme eğiliminde olma.
Usage Notes (Turkish)
Kesin tercih değil, eğilim veya hafif bir tercih belirtir. Çoğunlukla isim veya '-ing' yapısı ile kullanılır ('lean toward mavi olan', 'lean toward evde çalışmak').
Examples
I lean toward tea instead of coffee in the mornings.
Sabahları kahve yerine **çaya eğilim gösteririm**.
Many people lean toward working from home nowadays.
Günümüzde birçok insan **evden çalışmaya eğilim gösteriyor**.
She leans toward classical music when she studies.
O ders çalışırken genellikle **klasik müziğe eğilim gösterir**.
I’m still deciding, but I lean toward the blue shirt for the interview.
Hâlâ karar vermedim ama görüşme için **mavi gömleğe eğilim gösteriyorum**.
When it comes to pizza toppings, I always lean toward mushrooms.
Pizza malzemelerinde her zaman **mantara eğilim gösteririm**.
The committee seems to lean toward accepting the new proposal.
Komite büyük ihtimalle yeni öneriyi **kabul etmeye eğilim gösteriyor**.