"lead on to" in Turkish
Definition
Bir şeyin başka bir yere, aşamaya veya sonuca devam etmesini ya da bağlanmasını ifade eder. Genellikle ilerleme veya geçişlerde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok akademik, teknik ve resmi bağlamlarda kullanılır. Fikirler, olaylar veya odalar arasında geçiş belirtmek için uygundur. 'lead someone on' (birini kandırmak) anlamına gelmez.
Examples
This path leads on to the main road.
Bu yol, **ana yola** **bağlanır**.
The first chapter leads on to the second.
İlk bölüm **ikinci bölüme** **devam ediyor**.
One question leads on to another.
Bir soru, **diğerine** **devam ediyor**.
All these events lead on to the big final decision.
Tüm bu olaylar, **büyük son karara** **bağlanıyor**.
If you walk through the hallway, it leads on to the kitchen.
Koridordan geçerseniz, orası **mutfağa** **bağlanır**.
His early work leads on to what he became famous for later.
Onun erken dönem çalışmaları, daha sonra ünlü olduğu şeye **devam ediyor**.