Herhangi bir kelime yazın!

"lacquer" in Turkish

lakecila (parlatıcı)

Definition

Genellikle ahşap, metal veya tırnaklarda, parlak ve düzgün bir yüzey elde etmek için kullanılan koruyucu ve parlatıcı bir kaplama.

Usage Notes (Turkish)

Teknik, el işi ve güzellik alanlarında sıkça kullanılır. 'Lake sürmek', 'şeffaf lake', 'tırnak cilası (nail lacquer)' ifadeleriyle karşılaşılır. Cila ve lake farklıdır; lake genellikle daha parlak ve hızlı kurur.

Examples

The table was covered with lacquer for a shiny look.

Masa, parlak görünmesi için **lake** ile kaplanmıştı.

She applied red lacquer on her nails.

Tırnaklarına kırmızı **lake** sürdü.

The artist finished the sculpture with a layer of lacquer.

Sanatçı, heykeli bir kat **lake** ile tamamladı.

This cabinet really shines after you put some lacquer on it.

Bu dolap, üzerine biraz **lake** sürünce gerçekten parlıyor.

Be careful—if you spill lacquer, it’s hard to clean up.

Dikkat et—eğer **lake** dökersen temizlemesi zordur.

A fresh coat of lacquer can make old furniture look new again.

Bir kat taze **lake** eski mobilyaları yeni gibi gösterebilir.