"joiner" in Turkish
Definition
Marangoz, genellikle atölyede kapı, pencere ve mobilya gibi ahşap işleri yapan veya onaran kişidir. Nadir olarak, sık sık gruplara katılmayı seven kişiler için de kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
'Marangoz' terimi İngiltere'de daha yaygındır ve genellikle iç mekan ahşap işlerinde uzman olanları ifade eder. Amerika'da bu tür işler için daha çok 'carpenter' denir. Gruplara katılmayı seven kişi anlamı çok nadirdir.
Examples
The joiner built a new door for our house.
**Marangoz** evimiz için yeni bir kapı yaptı.
My uncle works as a joiner in a workshop.
Amcam bir atölyede **marangoz** olarak çalışıyor.
The joiner repaired our old wooden windows.
**Marangoz** eski tahta pencerelerimizi tamir etti.
If you need custom shelves, call a joiner instead of buying ready-made ones.
Özel raflara ihtiyacınız varsa, hazır almak yerine bir **marangoz** çağırın.
Her dad is a joiner and makes beautiful tables for a living.
Babası **marangoz** ve geçimini güzel masalar yaparak sağlıyor.
I'm not much of a joiner—I prefer to do things alone rather than join clubs.
Ben pek **gruplara katılmayı seven biri** değilim; kulüplere katılmaktansa yalnız yapmayı tercih ederim.